SEN YORUMLA

Yorumla Bakalım…

Archive for the month “Mayıs, 2011”

Merak ettiğim şeyler var..

Yahu bu acayip dindar, hizmetin içindeki ailelerin kızlarının nesi var?

Dün 20 dklık yolu gidene kadar sinir küpüne döndüm diyebilirim. Tahammül sınırımın çok daralmış olduğunu fark ettim.

Geneli hizmetin içinden, dindar insanların katılacağı bir organizasyona gidiyoruz. Arka koltukta 4 kişiyiz. Ben, bir fıkıhçı ve iki zıpçıktı. Yanımdaki kızın üzerinde mini bir elbise var. Annesi haftanın birkaç günü farklı branşlarda öğretmenleri kursa götürüp getiriyor ders verebilsinler diye.

Onun yanında bir kız daha var. Aynı yaştalar sanırım, 17 civarı. Annesi arabayı kullanıyor, hizmetten bir kadıncağız.  Sanatçılardan birinin Beyaz Show’da kızlara sarkmasnın ne kadar da tatlı olduğunu konuşuyorlar. Radyonun açılması emrediliyor, orman yolunda son ses Serdar Ortaç dinleyerek ilerliyoruz. Ya da uçuyoruz..

Nihayet varış noktamıza ulaştığımızda hanımlardan biri arabanın arkasından bir poşet indiriyor ve “Hadi bakalım kızlar, hizmet var. Şunu içeriye taşıyın” diyor. Kızlar oralı olmayınca ben yaklaşıyorum bagaja doğru. Abla kızlara tekrar sesleniyor; “Kızlar hadi alın şu poşeti! Hizmettir bak!”. Kızlardan birisi poşeti tutuyor isteksizce. Ben bu arada olayları geriden gözlemliyorum. Kadıncağız bu sefer doğrudan kızına sesleniyor; “Kızım tutsana şu poşetin ucundan!” Kız; “Yaa anne senin elin boş sen tutsana!!!!” diye bağırıyor. Sesi ormanlık alanda gidebildiği yere kadar gidiyor.

Ben bu arada hayretler içindeyim. Eskiden daha mı normal karşılıyordum bu durumları, yoksa bu kızlar zıvanadan mı çıktılar?

Annesi kızın elindeki çantayı (kendi kol çantası) alıyor elinden. Artık poşeti taşımamak için bir bahane yok. Mecburen tutuyor bir ucundan kız. Ben artık ilgilenmiyorum bu sahneyle.

Dönüşte de aynı durumlar tekrar ediliyor. İşin garibi anneler bu durumdan rahatsız değil görünüyorlar. Sanki herşey normal de ben garipsiyormuşum gibi bir hava var. Bu yüzden eve ulaşıncaya kadar konuşmuyorum. Pencereden dışarıyı seyrederek oyalanıyorum. Bir an önce varsak şu eve…

Caddenin başında tam vukaatsız eve geldim derken birisi soruyor; “Hacice’nin Kur’an partisi yapıldı mı?”. “Kur’an’a geçtiğine yapacağız inş” diyorum ve yine dayanamıyor, yumutrluyorum hemen kızlardan birine yönelerek; “Sana da kapanma partisi yapacaktık ama hayal oldu..”. Kız şaşırıyor; “Neden hayal olsun canım? Geliyor bana arada kapanma isteği” diyor. Bende bütün metotlar, teknikler, ergen psikolojisi yerle yeksan. Kıyafetine bakmamaya çalışarak; “Hiç öyle bir sinyal alamıyorum senden”. Kız fazla görüşemediğimizi, bir gün olabileceğini falan söylüyor. Evimin önüne gelmiş olmayı fırsat bilerek arabadan iniyorum ve “İnş..” demekle yetiniyorum.

Sonra düşünüyorum. Ortalıkta zıpçıktı kız çok. Peki neden sofi ablaların, hizmette faal olanların kızları böyle? Sevgi, ilgi eksikliği mi, bıkkınlık mı ne?

Post Navigation

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.